Onlar İncil Koyuyor, Biz Broşür Verelim !..

İlk yurtdışı seyahatimde odaya girer girmez gece lambasının yanındaki kitap dikkatimi çekti. Unutulmuştur diye resepsiyona götürdüm. ' O sizin efendim' dedi görevli mülayim bir tavırla. Lacivert kapaklı bir Luther İncili...
22 yıl önce Viyana Reither otelde yaşadığım ve pek önemsemediğim bu olayın ne kadar organize bir 'Tanıtım Kampanyasına' dönüştüğünü daha sonraki yıllarda gözlemleme imkânım oldu. 1899 yılında Amerika'da kurulan Protestan "Gideon Organizasyonu" Hıristiyanlığın tanınması ve yayılması için milyonlarca incili, bütün dünyanın okullarına, iş yerlerine, askeri kışlalara, otellere, yaşlılar evine dağıtmaya başladı. Ücretsiz dağıtılan kitapların maliyetini karşılamak için hali vakti yerinde iş adamları ve akademisyenler bu organizasyona üye yapıldı. Üye sayısı yıldan yıla artarak 2008 yılında dünya genelinde 284.000 kişiye ulaştı. Bugüne kadar 1,5 milyar Gideon-İncili 84 dile çevrilerek 181 ülkede dağıtıldı. Bu tanıtım kampanyası her gün yüz binlerce insanın konakladığı otellerin devreye sokulması ile farklı bir boyut kazandı. Lacivert Kapaklı, orta büyüklükte üzerinde Gideon logosu bulunan ve İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca olarak basılan İncillerin odalara konulup konulmaması otel yönetiminin inisiyatifine bırakıldı. Uygulamada ülkeler arasında farklılıklar ortaya çıktı. Avustralya ve Amerika'da her otelde, her odada bulundurulması zorunlu kılındı. Hatta Amerikan otel zincirleri yurt dışındaki otellerinde de aynı uygulamayı yapıyor. Avrupa'da ise durum farklı. Fransa'da konu uzun tartışmalar sonucu 'ya üç büyük dinin kitabı da olmalı, ya da hiçbiri' düşüncesiyle gündemden kalkarken, Almanya konuya genel olarak çok sıcak yaklaşıyor. Otellerin % 80 nin odalarında İncil bulunuyor. Almanya, özellikle ateistlerin ve sivil toplum örgütlerinin protestoları altında kararlılığını sürdürüyor. Ateistler bu uygulamanın Hıristiyan olmayanlar üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu, din özgürlüğünü hiçe saydığını ve haksız propaganda yapıldığını öne sürüyorlar. Bundan dolayı konakladıkları otellerdeki İncilleri ya psikolojik baskı gördükleri iddiasıyla % 10 fiyat indirimi talep ederek resepsiyona iade ediyor, , ya da odalardaki İncillerin üzerine 'dikkat!.. bu kitap sizin ve çevrenizin ruh halini olumsuz etkileyebilir' etiketi yapıştırıyorlar. Konunun dini ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak, otellerde konaklayan misafirlerin oluşturduğu ciddi potansiyelin dünya genelindeki tanıtıcı ve ticari faaliyetler için değerlendirilmesi çabalarına değinmek istiyorum. Yapılan bir araştırmaya göre Almanya'da otel odalarındaki İnciller'in % 23 ü okunuyor. Bu, günde 100.000 kişi demek. Başka bir sonuca göre, İncil bulunan odalardan başta havlu olmak üzere daha az eşya çalındığı belirlenmiş. Otelde konaklayan misafirin, potansiyel müşteri olmasından yola çıkan Japon Firması Nintendo, yıllardır otelcileri odalara 'Game Boy' konulması konusunda ikna etmeye çalışıyor. Şimdi biz benzer bir çalışmayı ülkemizin tanıtımı için kullansak ve otel odalarına Türkiye'yi tanıtıcı kitapları hediye olarak bıraksak bize kim kızar? Yılda 20 milyonluk turist potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, odalara konulan tanıtım kitapçığının % 10 nun bile yurt dışına götürülmesi durumunda, bu kitapçıkların hayatında hiç Türkiye'ye gelmemiş yüz binlerce kişiye ulaşması işten bile değil. Bu potansiyeli Kültür ve Turizm Bakanlığı, Oteller ve Seyahat Acentaları işbirliği ile bir tanıtım seferberliğine çevirmek Türk turizmine çok önemli bir hizmet olacaktır.
Kaynak: Turizmdebusabah

No comments: